Karaciğer hastalıklarının teşhisi

Temel ilkeler:

Karaciğer bozuklukları tüm organizma üzerinde ağır etkiler oluşturabildiğinden karaciğer hastalıklarının her halikarda ciddiye alınması gerekmektedir.
Pek çok karaciğer hastalığı ancak zaman geçtikten sonra farkedilmektedir. Karaciğer hastalıklarının aldatıcı bir yanı karaciğerin acı ve ağrı duyusuna sahip olmaması ve uyarı işareti vermemesidir. Olası şikayetler çoğunlukla belirsizdir. Bu yüzden daha çok "stres" veya "kronik halsizlik" gibi günlük yaşamdan kaynaklanan şikayetler olarak yorumlanırlar.

Şu semptomlar bir karaciğer veya safra kesesi hastalığının ilk işaretçisi olabilir:

  • sürekli halsizlik
  • konsantrasyon bozuklukları
  • üstkarnın sağ tarafında baskı duygusu
  • kaşıntı
  • balçık renginde dışkı ve bira renginde idrar
  • iştah kaybı
  • belli yemeklerden, örneğin etten tiksinme 
  • kilo değişimleri
  • mide bulantısı ve kusma
  • karında şişkinlik
  • burun kanaması ve iç kanamalar
  • ciltte veya gözlerde sararma
  • sık sık baş gösteren kas ve eklem ağrıları
  • erkeklerde göğüs veya karın bölgesinin kıllarında azalma
Eğer bu tür belirtiler daha önce de gözünüze çarptıysa önkoruyucu önlem olarak başka önlemlerle birlikte bir de karaciğer değerleriz gamma-GT, GOT ve GPT'yi ölçtürmeniz tavsiye edilir. Eğer bunlar yükselmişse o zaman karaciğerin maruz kaldığı muhtemel hastalıklar veya yükler hedefli olarak araştırılmalıdır.

Belli risk faktörleri de bir karaciğer hastalığının araştırılması için neden oluşturabilirler:
  • aşırı kilo ve/veya Tip 2 Diabetis mellitus (şeker hastalığı) bir NASH (alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı) olgusunu kolaylaştırabilir
  • İlgili kişinin 1992 yılı öncesinde kan nakli ya da başka kan ürünleri almış olması, herhangi bir zamanda (kısa süreli ve çok eskiden de olsa) intravenöz uyuşturucu madde kullanmış olması, cinsel ilişkide bulunduğu eşinin bir virüs hepatiti olması veya kişinin Türkiye, Asya, eski Sovyetler Birliği ülkeleri veya Afrika gibi Hepatit B ve/veya C hastalıklarının yaygın olduğu ülkelerden veya yörelerden gelmesi durumlarında bir Hepatit B ve C muayenesi yapılmasında yarar vardır.
  • Crohn hastalığı (Morbus Crohn) veya kolitis ülseroza gibi iltihaplı barsak hastalıklarında ayrıca bir PSC de mevcut olabilir
  • her gün düzenli alkol tüketilmesi alkolden kaynaklanan bir karaciğer hastalığına yol açabilir.

Hepatit B şüphesi

En önemli değer HBs-antijenidir. Eğer bu pozitif ise kişide Hepatit B var demektir. İlk muayenede önem taşıyan diğer değerler ise anti-HBc antikorları ve anti-HBs antikorlarıdır. Bu üç değer sayesinde bir Hepatit B'nin varlığını, iyileşmiş olup olmadığını ve kişinin başarıyla aşılanmış olup olmadığını ayırt etmek mümkündür.

Hepatit C şüphesi

Bir Hepatit C şüphesinin mevcut olması durumunda önce HCV antikorları için basit bir kan testi yapılır. Eğer bu negatif çıkarsa muhtemelen bir Hepatit C olgusu yoktur. Eğer antikor testi pozitif çıkarsa ardından bir PCR Testi yapılarak virüsün kalıtsal maddesi (HCV-RNA) aranır. HCV-RNA sonucu pozitif ise kişide Hepatit C var demektir.

Alkol hastalığı şüphesi

Burada, bütün bulguları kapsayan genel bir bakış önem taşır: Karaciğer değerlerinin ölçülmesi, hastanın sorgulanması ve gözlenmesi ve gerekli hallerde kısa süre önce alkol tüketmiş olup olmadığına dair bir alkol testi yapılması gerekir. Sadece gamma-GT ve CDT değerleri aracılığıyla alkol tüketimi olup olmadığını kanıtlamak mümkün değildir.

NASH şüphesi

Alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer iltihabında pek çok faktör bir araya gelmektedir: Yüksek karaciğer değerleri, ultrason muayenesinde yağlı karaciğer görüntüsü ve yapılan bir karaciğer ponksiyonunda yağlı ve iltihaplı karaciğer hücrelerinin görülmesi. Burada da hastanın alkol kullanma alışkanlığı sorgulanarak alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı NASH (İngilizce: Non Alcoholic Steato Hepatitis) ile alkole bağlı yağlı karaciğer hastalığı ASH (İngilizce: Alcoholic Steato Hepatitis) arasında ayrım yapılmalıdır.

Demir depolama hastalığı şüphesi

Önce demir değerleri incelenmelidir. Eğer bunlar yüksek çıkarsa hemakromatoza karşı bir gen testi yapılmalıdır.

PBC şüphesi

PBC olgularında genel olarak kandaki AMA değerleri (antimitokondriyal antikorlar) yükselmiştir. Bu PBC'nin en güçlü işaretidir. Çoğu kez safrayolu değerleri gamma-GT ve alkali fosfataz (AF) da yükselmiştir. Ek olarak yapılacak bir karaciğer ponksiyonu teşhisi sağlamlaştırmaya yardımcı olabilir.

PSC şüphesi

Çoğu zaman, tek başına hastalığın teşhisine olanak sağlayabilecek bariz kan değerleri bulunmamaktadır. Teşhis açısından en önemli nokta karaciğerin içindeki ve dışındaki safrayollarının muayene edilmesidir. Ağızdan ince barsağa kadar bir endoskop sürülür. Bunun aracılığıyla safrayolunun içine direkt olarak röntgen kontrast maddesi sıkılarak kanalın daha iyi görüntülenmesi sağlanır. Çoğu kez, hekim o esnada PSC için tipik olan değişimleri bir bakışta görür.

Otoimmün hepatit şüphesi

Bellibaşlı otoimmün hepatiti teşhisi önce diğer karaciğer hastalıklarının, örneğin virüs hepatitlerinin olmadığını göstermek suretiyle yapılmaktadır. Belli otoantikorlar (örn. ANA, p-anca veya SMA) tesbit edilebilir, ancak bunlar tek başına bir otoimmün hepatit olgusunun varlığını veya yokluğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Önemli olan bir karaciğer ponksiyonudur, çünkü burada çoğu kez çok tipik hücre değişimlerini fark etmek mümkündür.